Sporcularda Sıvı Dengesi
Vücuttaki kas ağırlığına bağlı olarak değişmekle birlikte yaklaşık olarak insan vücudunun %50-70 kadarını su oluşturmaktadır. Bu sıvının %37’sini hücre içi sıvı, % %24’ünü hücre dışı sıvı ve %5’ini kan plazması oluşturmaktadır. Kanın ise yaklaşık %90’ı sudan oluşmaktadır. İnsan vücudunda biyokimyasal ve fizyolojik fonksiyonların sürdürülmesi, vücut ısısının düzenlenmesi, besin maddelerinin taşınması, metabolik atıkların atılması, kanda elektrolitlerin düzenlenmesi gibi önemli olaylarda suyun önemi büyüktür. Besin öge eksikliklerinin ortaya çıkması haftalar veya ayları bulabilirken dehidratasyon durumu çok hızlı bir şekilde kendini gösterebilmektedir. Vücut suyunun yalnızca %10’luk kaybı bile sağlık üzerine ciddi olumsuz etkiler oluşturabilmektedir. Sporcunun da yeterli hidrate olup olmaması vücut ağırlığı ve kompozisyonunu, performansını, antreman sonrası toparlanma hızını etkiler. Ezgersiz performansı olarak maximum verim almada hidrasyonun önemi büyüktür. Hidrasyon yeterince sağlanmadığı sürece egzersiz performansından istenen verim alınamaz. Hipohidrasyon kadar hiperhidrasyonun da performansı kötü yönde etkilediği bilinmektedir.
Hidrasyon durumu egzersiz öncesi ve sonrası tartılarak ve idrar rengi değerlendirilerek takibi yapılabilir. Her sporcu için yapılan egzersiz ve antrenman türüne göre gereksinim farklılık göstereceğinden bir uzman eşliğinde değerlendirme yapılarak sıvı-elektrolit kayıplarının giderilmesinde uygun sporcu içecekleri kullanılabilir.
Bu içecekler sporcunun sıvı dengesinin sürdürülmesinde, performansının geliştirilmesinde ve gerekli elektrolitlerin yerine konularak genel sağlığının sürdürülmesinde de etkili olacaktır.
Dayanıklılık sporlarında; aerobik performansın olumsuz etkilenmemesi için yeterli sıvı tüketimine önem verilmelidir. Sporcunun egzersiz sonrası kaybettiği her 500 g ağırlık için 450-675 ml sıvı tüketimi dayanıklılık sporları için hidrasyonun sürdürülmesini sağlayacaktır. Karbonhidrat, protein, sodyum ve potasyum içeren sporcu içecekleri plazma hacmindeki azalmayı önlemede daha fazla yarar sağlamaktadır.
Kuvvet/güç sporcuları, sıklet sporları oldukları için, günlük sıvı alımlarını sınırlandırarak ve dehidrasyon yolu ile ağırlık kontrolü sağlamaktadırlar. Sonucunda kuvvet/güç sporcularında daha çok sıvı kaybı ve dehidrasyon ile termoregülasyon bozulmakta, mineral kaybı ve kalp ritminde düzensizlikler görülmektedir. Özellikle bu sporcularda dehidrasyon durumu önlenmeye çalışılmalıdır. Egzersiz sırasında bireyin terleme durumu göz önünde bulundurularak kaybedilen ağırlığa göre sıvı desteği sağlanmalıdır.
Takım sporu, çevrenin neminden etkilendiğinden bireyin ventilasyonu üzerinde etkili olmaktadır.Yine bazı takım sporlarında kullanılan kıyafetlerin ağırlıkları nedeniyle terlemeyle kaybedilen sıvı artmaktadır. Bu koşullar göz önünde bulundurularak takım sporcularında sıvı replasmanı sağlanmalıdır. Aktivite sırasında kaybedilen ağırlığa bağlı olarak sıvı gereksinmesi her sporcu için farklılık gösterse de NATA (The National Athletic Trainers Association) ‘Tüm sporcular için genel olarak, yarışmadan 2-3 saat önce yaklaşık 2-3 su bardağı, yarışmadan 10-20 dakika önce 1-2 su bardağı, egzersiz sırasında ise, her 10-15 dakikada 1-2 su bardağı su ya da spor içeceği tüketimi önermektedir.’
Özellikle sporcularda müsabaka öncesi, sırası ve sonrası yeterli hidrasyonun sağlanması optimum performans düzeyine ulaşılmasına, egzersiz sonrası yorgunluğun geciktirilmesine, sakatlık ve yaralanmaların önlenmesine, plazma sıvı volüm konsantrasyonlarının sürdürülmesine ve termal stresin azaltılmasına yardımcı olacaktır.

